DEMOKRASİ DEĞİL CANAVARLAR ZAMANI
Mehmet KARADAĞ/ Köşe Yazısı
"Epstein Savaşı" Tartışması: İran’daki Hareketlilik ve "Gizleme Operasyonu" İddiaları
Ortadoğu’da yükselen tansiyon ve İran içindeki bazı grupların müdahaleye yönelik tutumu, uluslararası kamuoyunda "demokrasi vaadi" ile başlayan tarihi yıkımları ve küresel elitlerin gizli ajandalarını yeniden tartışmaya açtı.
Irak Örneği ve "Demokrasi" Yanılsaması
Analistler, 2003 yılında ABD liderliğindeki koalisyonun Irak’a "demokrasi götürme" vaadiyle girmesinin ardından ülkenin 50 yıl geriye gittiğini hatırlatıyor. Bugün İran’daki bazı azınlık grupların sevinç çığlıkları atmasını eleştiren uzmanlar; Saddam ve Kaddafi sonrası ortaya çıkan iç karışıklıkların, mevcut rejimlerin baskısından çok daha büyük bir yıkıma yol açtığını vurguluyor. Ülkelerin kaderinin, dış müdahalelerle değil, kendi halkları tarafından belirlenmesi gerektiği görüşü ön plana çıkıyor.
"Bu Bir Epstein Savaşıdır"
Küresel siyasetin perde arkasına dair en sarsıcı iddialar ise ABD’li yazar ve içerik üreticilerinden geldi. Savaşın, seçkin yırtıcıları ve pedofili ağlarını gizlemek için bir "dikkat dağıtma operasyonu" olduğu iddia ediliyor:
-
Tara Reade (Amerikalı Yazar): Reade, yaşananları şu sözlerle tanımladı: "Bu bir İran savaşı değil, Epstein savaşıdır. Yırtıcı elitleri gizlemeye çalışan canavarların savaşıdır."
-
Dan Bilzerian (ABD'li İçerik Üreticisi): Bilzerian ise konuya dair daha sert bir çıkış yaparak; "Bu savaş siyonist pedofillerin kontrolünde. Epstein olayının örtbas edilmesinden dikkatleri dağıtmak için yapılıyor," ifadelerini kullandı.
Medya ve "Kabal" Suçlaması
İddiaların odağındaki bir diğer nokta ise ana akım medya kuruluşları. Bloomberg, CNN ve Wikipedia gibi İsrail/ABD sermayeli olduğu belirtilen yapıların, bu "gizleme operasyonunun" bir parçası olduğu ve olayları çarpıtarak halkın gerçek niyetini gölgelediği ileri sürülüyor. "Gizli çete" (Kabal) olarak nitelendirilen yapıların, kendi suçlarını örtmek adına ülkeleri ateşe atmaktan çekinmediği savunuluyor.
